Oya; iğne, mekik, firkete ve tığ gibi araçlarla, başta ipek olmak üzere pamuk ve sentetik iplikler ile pul, boncuk gibi malzemelerle örgü tekniği kullanılarak yapılan bir el sanatımızdır.

Anadolu kadınına özgü olduğu ve bu sanatın esas olarak Türk kültür tarihi içinde yer aldığı, sonrasında aynı teknikle "dantel" adı altında başka coğrafyalarda görüldüğü bilinmektedir.

İğne Oyası ve Kültürümüzdeki Yeri

İğne oyası, çeyiz geleneğimizin en önemli parçalarından biri olan bu benzersiz sanat; gerek motifleri gerekse teknik özellikleri bakımından Türk kadınının üstün zekasını, üretici yanını, taşıdığı ruhu ve ince zevkini yansıtması yönüyle süsleme sanatlarımız içerisinde başlı başına bir kaynak teşkil eder. Anadolu kültürü içinde, geçmişten günümüze kadar tülbent kenarları, başörtüleri, bebek yüz örtüsü, bohça kenarı, çay tepsi örtüsü, masa örtüsü, fiskos, portmanto örtüsü, fular, gecelik yakası, havlu kenarları, kına eldiveni, mutfak takımı, oturma odası, perde, salon takımı, sehpa örtüsü, vitrin takımı, yaka çiçeği, yatak örtüsü kenarları ve yazmalarda kullanılan oyalar, özellikle iğne oyası, kültürümüzü yansıtan bir sanat etkinliği olarak halen onu tazeleyen eller tarafından icra edilmekte ve kullanımı devam etmektedir.

Oyanın Sosyal ve Ekonomik Etkisi

Zengin çeşide ve köklü bir geçmişe sahip oyalar, insanların estetik duygularını geliştirirken, erkeği olmayan eve gelir sağlamış ya da ek gelir kaynağı olmuştur. Aynı zamanda oya üreten kişinin sevincini, üzüntüsünü ve diğer çeşitli duygularını anlatmasında bir aracı olmuştur. Türk kadınları, çevrenin etkisi altında duygularını düşüncelerine yansıtarak renklerle ve motiflerle oyalarda ifade etmiştir.

Oyalardaki renk kullanımı, renklerin bağlı olduğu kurallara ve kişinin isteğine göre değişir. Anadolu gelini için oyalar, söyleyemediklerinin bir ifadesi ve dışa vurumudur. Örneğin: yeşilin çeşitli tonlarıyla işlenen oyalar, yeni gelinin evinden ve eşinden hoşnut olduğunu; sarı renkli oyalar ise mutsuzluğunun, yorgunluğunun ve bezginliğinin işareti olarak görülür. Başına biber oyalı bir yazma bağlayan gelin, kayınvalidesine ve ev halkına “Kocamla aramız biber gibi acı” demektedir.

Oyalarda Renk ve Motiflerin Anlamı

Renk, her zaman insanları etkilemiştir ve özellikle oyalarda çok etkili bir öğedir. Kişi anlatmak istediği duygularını renklerle ifade eder, çünkü oyalarda renk, sadece şekillendirmek için değil, estetik kazandırmak ve mesaj iletmek amacıyla da kullanılır. Örneğin, sarı; bezginliği, kırmızı; canlılığı, aşkı, sevgiyi, mavi; rahatlığı, mutluluğu, kötülükten korunmayı, yeşil; istek ve ümidi simgeler. Oyalarda, motiflerin bir araya getirilmesi ile oluşan kompozisyon da önemlidir.

Türk kadınının üstün zekâsını, zevkini, incelik ve yaratıcılığını yansıtan oyalar, geçmişten günümüze sevilerek yapılmaktadır. Oyalar, gerek teknik gerekse motif özellikleri bakımından dünyada benzeri olmadığı gibi, süsleme sanatımız içerisinde de başlı başına bir kaynak olabilecek zenginliktedir.

Oya Sanatının Gelecek Nesillere Aktarımı

Oyalar, insan yaşamında yüzyıllar boyunca önemli yer tutmuş ve nesiller arasında kültürel açıdan köprü olmuştur. Oyanın tarih boyunca var olan teknik özelliklerini bozmadan gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak ve günümüz geleneksel el sanatları içerisinde yaşatılması gerekmektedir.